27.02.2017
28 o
Vaktin çıkmasına kaldı
  • İmsak 12:15
  • Güneş 12:16
  • Öğle 12:17
  • İkindi 12:18
  • Akşam 12:19
  • Yatsı 12:20

Esra Kiğılı stil danışmanlığı serüvenini anlattı

Esra Seziş Kiğılı, hanımların yüz pigmentlerine göre yakışan renk tonları uygulamalarının çok değerli olduğunu söylüyor. Aynı zamanda psikoloji eğitimi alan Kiğılı, ‘Yanlış bir renk seçimi yüzümüzü hastalıklı gösterir’ diyor. Kiğılı, dünya markalarının da muhafazakar modayı keşfettiğini söylüyor.

Eklenme Tarihi : 14.11.2016 09:26 Düzenlenme Tarihi : 14.11.2016 10:06

Ebru Canik'in haberi

Türkiye’nin ilk tesettürstil danışmanı Esra Seziş Kiğılı, yanlış kıyafet tercihlerinin kadınları nasıl etkilediğini anlattı. Psikoloji eğitimi alan ve bireysel olarak da müşterilerine stil ve renk danışmanlığı hizmeti veren Kiğılı, ‘Moda olan her şey güzeldir’ sözüne katılmıyorum diyor. Esra Seziş Kiğılı, muhafazakar yaşamdan ölçülü giyime dair her şeyi ulke.com.tr’ye özel anlattı. 
 
Türkiye’nin ilk tesettürlü stil danışmanısınız. Muhafazakar camia için yeni bir kavram bu. Stil danışmanlığı nereden geldi aklınıza? 
 
Türkiye’nin tesettürlü ilk stil danışmanıyım. 5 sene önce yeni bir kavramdı ama günümüzde bilinen ve tercih edilen bir meslek oldu. 5 yıldır bu işi yapıyorum. Psikoloji mezunuyum. Eğitimim bittikten sonra ilk muhafazakar moda dergisiyle kesişti yollarımız. Moda editörü olarak işe başladım. İlk tesettürlü moda editörü olduğum için yerel ve dünya basının çok ilgisini çekmişti. Öyle ki, televizyon programlarına katılmaktan, röportaj vermekten dergiyi hazırlayacak vakit bulmakta zorluk çekiyorduk. Çok kısa sürede tesettürlü hanımların ilgisini çekmiştim. Dergiyle paralel olarak akademik kariyerimi moda alanında devam ettirdim. Şimdi ise bireysel ve kurumsal moda, stil danışmanlığı hizmetleri veriyorum.
 
Muhafazakar kesimin modayla yakından ilgilenmesi hem laik kesim tarafından hem de bir kısım muhafazakar kesim tarafından ciddi eleştirilere neden oluyor. Bu eleştirilere ne diyorsunuz? Bizzat sizin yaşadığınız bir olay var mı? 
 
Yapılan her iş iyi veya kötü eleştiri alır. Dolayısıyla zaman zaman eleştiriler olabiliyor. Yapıcı eleştirilere her zaman dikkat ediyorum ve değer veriyorum.   


 
‘AÇIK HANIMLARA İLHAM OLUYORUM’ 
 
Stil danışmanı olarak kadınların marka tutkunluğuna nasıl bakıyorsunuz? 
 
Marka tutkunları maalesef var. Bu bir nevi kendini ispatlama çabası maalesef. Baktığım zaman belli bir yaşın üstünde olan kadınlar vücudunu çok daha iyi tanıyor ve kendine yakışan kıyafetleri tercih ediyor. İlla marka olması gerektiğini düşünmüyor. Ama gençler için durum daha farklı. Öncelikleri ürünün kendilerine yakışması değil marka olması. O ayakkabı eğer ünlü bir markaysa alıyor. Belli bir yaştan sonra kişilikleri tam anlamıyla şekillendikten sonra geçecek bir tutku bu. Stil danışmanlığı için bire bir hizmetlerim var. Gelen hanımların hepsi başörtülü  değil. Ölçülü giyinen açık hanımlarda geliyorlar ve bu beni çok mutlu ediyor. Sadece bir kesime hitap etmek istememiş oluyorum. Açık hanımlara ilham oluyorum. Başım açık ama kapanmak istiyorum diyenler oluyor. İnsanlar kapanmak istiyor ama ne giyeceğini bilmiyor. Kötü bir görüntü sergilerim diye çekiniyorlar. Biz onlara bu yolda hizmette vermiş oluyoruz. 
 
Kendinize stil olarak yakın hissettiğiniz ve beğendiğiniz isimler var mı? 
 
Özellikle beğendiğim bir isim var diyemem. Son dönemlerde bildiğiniz gibi maskülen ve oversize giyim oldukça revaçta. Bu trendi benimsemekle birlikte pek iyi yorumlanamadığını düşünüyorum. Sokağa çıktığımızda kadınların dağınık ve erkeksi kombinler yaptıklarını görüyorum. Kadın giyimiyle, konuşmasıyla zarif ve şık olmalı. Ceketine taktığı bir broş veya kullandığı bir inci küpeyle zarafetini korumalı.  


 
CUMHURBAŞKANI ERDOĞANDAN SONRA… 
 
Muhafazakar moda sektörünün hızla yayılmasının sebebi nelerdir? 
 
AK Parti’nin iktidarından sonra başörtülü kadınlar toplumda yer edinmeye başladı. 2002’den önce tesettürlü kadınlar toplumun bir kesimi tarafından görmezden geliniyordu. 2002’den sonra kadınlar hayatın her alanında varlığını ispatlamaya başladı. İş hayatında daha aktif rol edinmeye başladıktan sonra sonra kıyafet ihtiyaçları artmaya başladı. Bu ihtiyaçlardan yola çıkarak hazır giyim markaları çoğalmaya başladı. Dergiler, bloglar çoğaldı. Muhafazakar moda sektörü özellikle 5-6 senedir hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyor.

Son zamanlarda farklı şekillerde başörtü kullananları görüyoruz. En çok beğendiğiniz ya da tasvip etmediğiniz başörtü bağlama şekilleri nelerdir? 

Evet farklı farklı modeller var. Bu güzel bir şey. Herkes aynı şekilde bağlamak istemiyor. Farklı stillerin olması da güzel. Kiminin yüz tipi uzun, kiminin üçgen, kiminin daha farklı oluyor. Her yüz tipine uygun farklı şal bağlama modelleri var. Ben özellikle şalda çok fazla hareket yapılmasını sevmiyorum. Fiyonklar, çiçekler, böcekler sevmiyorum. Günlük hayatta ve düğünlerde tek renk kullanılmasını öneriyorum. Bu sene desenli şal ve eşarpları çok görecek olsak ta ne kadar minimal olursa o kadar şık duruyor.

‘MARKA TUTKUNLUĞUM YOK’ 

Stil danışmanlığı yaptığınız kişilerle nasıl çalışıyorsunuz? Alışveriş için markalarımı tercih ediyorsunuz yoksa modacılara mı gidiyorsunuz? 

Özellikle özel davetler için daha çok tercih ediyorlar. Nişanlarda, düğünlerde.. Gelen danışanımıza ilk olarak renk analizi yapıyoruz. Kendisine yakışan renk tonlarını belirledikten sonra hangi vücut tipine sahip olduğunu belirliyoruz. Bana en çok gelen talepler renk analiz seansları  üzerine oluyor. Ofisimde onları ağırlıyorum. İnternet sitemdeki  formu dolduruyorlar. Bilgiler doğrultusunda geri dönüş yapıyoruz. Kadınların kendilerine yakışan renk tonlarını ve vücut tiplerini öğrenmesi çok kıymetli. Ona göre alışveriş yapmasını sağlıyoruz. Ben bazen bir modacıda bazen bir terzide diktiriyorum. Özel tasarımda alıyorum, hazır giyimde alıyorum. Kesinlikle marka tutkunluğum yok. Markalı bir ürün aldığımda da kaliteli olduğu için alıyorum. Marka olduğu için değil. 
 
Muhafazakar giyimde geçmişle bugün arasında ne gibi farklar var? 
 
20 sene önceye baktığımızda tek tip giyim vardı. Alternatif marka yoktu. İlk muhafazakar giyim markası, 1982 yılında kurulan tekbir  markası. Sonrasında  diğer markalarla birlikte hazır giyim markaları gitgide çoğalmış. Herkesin ulaşabileceği ürün ve fiyat aralığı olan o kadar marka var ki, bu yüzden güzel giyinemiyorum kelimesini kabul etmiyorum. Bu kadar alternatifin içinde güzel giyinmek inanın çok kolay. Son dönemlerde yine tasarımcılar  ve butiklerde hızla çoğalmaya devam ediyor.

‘YAPTIĞIM İŞİ ÇOK SEVİYORUM’ 

Stil danışmanlığının zorlukları var mıdır?
 
Ben işimi keyifle yapıyorum. Elbette her işte olduğu gibi yer yer zorlukları oluyor ama gelen danışanların mutlu ayrıldıklarını görmek çok değerli. 
 
Tesettürlü bir stil danışmanı olarak bu mesleği yapmak isteyen gençlere önerileriniz nelerdir? 
 
Hangi mesleği yapmak istiyorlarsa öncelikle eğitimini alsınlar. İçini doldurduktan sonra yapamayacakları hiçbir meslek yok aslında. Güzel giyinmek elbette bir yetenek ama yeteneği de bilgiyle doldurmazsa olmuyor. Dolayısıyla öncelikle eğitim alsınlar.  

ebru.canik@ulke.com.tr

(ULKE.COM.TR)

250

Ajans Haberleri

Ülke, internet ve teknolojinin doğru kullanılması, en üst düzeyde faydalanılması amacıyla bilgilendirici ve eğitici yayınlar yapar.

Ajanslar